• ursula k le guin

    92.
    ''Geleceğin nerede olduğunu biliriz. Gelecek önümüzdedir. Öyle değil mi? Önümüzde uzanır, büyük bir gelecek önümüzde uzanır; her diploma töreninde, her seçim yılında güvenle ona doğru ilerleriz. Ve geçmişin nerede olduğunu biliriz. Ardımızdadır; doğru değil mi? Bu yüzden onu görmek için geriye dönmemiz gerekir ve bu geleceğe doğru ilerlememize engel olur; onun için geriye dönüp bakmayı pek sevmeyiz.''
    1 ... silent lucidity
  • nasıl hissediyorsun

    2802.
    pink floyd şarkılarındaki saykeledik hava gibi.
    1 ... silent lucidity
  • yazarların şu an dinlediği şarkılar

    45175.
    https://www.youtube.com/watch?v=yQN9MfjX86s+
    4 ... silent lucidity
  • isaac asimov

    51.
    "Tam şu anda hayatın bence en üzücü tarafı, bilimin bilgiyi biriktirme hızının, toplumun bilgelik edinme hızından daha fazla olmasıdır."
    6 ... silent lucidity
  • kapalı havada yapılacak en güzel şey

    4.
    bir kadeh şarap ve bütün sessizliği içinize gömerek, hayatı izlemek.
    6 -3 ... silent lucidity
  • unutmak

    582.
    hayatımdaki tek keşke! Unutmak benim en zayıf kaldığım eylem!
    10 ... silent lucidity
  • murat uyurkulak

    57.
    "Hep yarım kaldım, hiç tam doymadım, tam bağırmadım, tam dokunmadım."
    7 ... silent lucidity
  • ümit yılbar

    25.
    Mekanın cennet olsun ümit abi!

    https://www.uludagsozluk.com/e/37060411/
    6 -1 ... silent lucidity
  • alejandro zambra

    1.
    "Hafızaya yazılanlar başı sonu belli olmayan o tuhaf küçük parçalardır."
    4 ... silent lucidity
  • özcan doğan

    2.
    Her şey söylendi artık... Ve her şey söylenmeye devam ediyor sonsuza dek... Kısacık bir cümleden sonsuz bir söyleve kadar, hiçbir parıltının olmadığı bir dizeden eşsiz şaheserlere kadar her şey, tıpkı hissedilmeyi düşleyen duygular gibi, gerçekleşmeyi bekleyen birer olasılıktır yalnızca. Sözün denizinden devşirilen mısralar, keşfedilmeyi bekleyen birer incidirler eşsiz. Ezelden vardı onlar ve hep var olacaklar. Ne mutlu o incileri bulup getirenlere...paha biçilmez kolyeler yapıp boynumuzu süsleyenlere...
    Gözlerimi açtığım zaman, yeniden varoluşa dâhil olduğum an, sayısız sözcük sınırsız tümceler halinde dolaşıyor ortalıkta. Bana kalan tek şey bir karar vermek, düşündüğüm ya da arzuladığım şeye karşılık gelen tümceleri seçmek ve birbiri ardına sıralayarak sözceleme hayat vermektir. Bu şekilde kendimi ifade etmiş olacağım sanırım, şimdi ve sonsuza dek.
    Zamanda ve mekânda ilerliyorum. Her adım atışımda, söylenmiş, söylenen ya da söylenecek olan şeylerle karşılaşıyorum. Bedenimi hareket ettirdiğimde, ellerimi uzattığımda, seslere dönüşen nesnelere ve eylemlere çarpıyorum. Bir şeyler söylemek değil önemli olan, iyi ve güzel olanı seçmek ve etkileyici bir varoluşa kavuşmaktır. Şairlerdir belki de bunu en güzel yapanlar. Onlar ki imkânsızı dile getirirler bir arada düşünülmesi imkânsız sözcüklerle. Onların ellerinde hoş kokulu çiçeklere ve kuş cıvıltılarına dönüşür kelimeler; eşsiz bir güzelliğe kavuşur en düşkün suretler.
    Şimdi, etrafımı kuşatan o tümcelerden bir tanesini seçip alıyorum: "Attığım her adımla, yeryüzü tükeniyor sanki ayaklarımın altında..." Büyük bir huzursuzlukla söylenmiş olmalı bu söz. Yok olmaktan korkan ama yine de yokluğa doğru koşan bir insana ait kuşkusuz. Belki de tam tersi olacak ve ölümü arzulayan bir insan sahiplenecek bu haykırışı.
    Elimi kaldırıyorum ve bir başka tümceye uzanıyorurn bu
    kez: "Yorgunum, uyumak ve unutmak istiyorum her şeyi." Eğer böyle bir cümle kuruyorsam, kendimi, hayatın kullanıp attığı bir paçavra gibi hissediyorum demektir; ya da büyük bir darbe yemişimdir insanlardan ve benim için hiçbir şeyin önemi yoktur artık; bilemiyorum, ama hüzünlü bir şeyler anlatıyor bu söz.
    işte bir tane daha: "Yaşlı adam olduğu yerde donup kalmıştı adeta." Buradaki hikaye havasına bakılırsa, bir yerlerde, yeni yetme bir yazar bozuntusu bir şeyler yazıyor olmalı. Bir öykü anlatmak için iyi bir seçim doğrusu. Ve muhtemelen şöyle devam ediyordur: "Ne yapacağını bilemiyordu adam. Karanlık ve dipsiz bir kuyuda aniden beliren bir ışık gibi bir anda aklına gelen düşünceler onu şaşkına çevirmişti. Yapacağı her hareket, insanoğlunun varolmaya başladığı günden bu yana sonsuz bir biçimde yinelenen gizil bir hareketin gerçekleşmesinden ibaretti sadece. Bedenin olanaklarıyla ilgili demek ki her şey... O hâlde, bir insanın yapabileceği her şey, her an her yerde yapılmış ve
    yapılmaktadır sonsuza dek.
    Bu düşünceler yaşlı adamın büsbütün hareketsiz kalmasına neden olmuştu. Yeni bir şey yapmalıyım, dedi kendi kendine. Bugüne dek hiç kimsenin yapmadığı, kimsenin aklının ucundan bile geçmeyen, bedenin olanaklarını aşan ve insan varoluşunun ötesine geçen bir şey. Oysa böyle bir şey imkânsızdı neredeyse. insanı yeni uzuvlar, yeni eylemler tasarlamak gerekirdi bunun için.
    Çıldırmak üzereydi yaşlı adam. Bir yandan keşfettiği düşüncelerin verdiği heyecanı yaşarken, diğer yandan içine düştüğü bu büyük çıkmazdan kurtulabilmenin yolunu arıyordu umutsuzca. Sadece kendisinin yapabileceği ve sadece bir kez yapılabilecek bir şey bulmaya çalışıyordu Canlı ama kıpırtısız bir heykel gibi duruyordu öylece. Önce düşünüyor, sonra düşünüyor, ardından yine düşünüyordu.
    Sonunda, yaşadığı heyecan ve tedirginlikle örtüşen bir şey buldu yaşlı adam. Ama bunu dile getirmekten bile korkuyordu. Yaşamdan yola çıkarak ölüme yönelen bir şeydi bu. Devinimsizliğe odaklanacak ve içinden gelen güçle kalbini durduracaktı bir anda. Böylece, yaşamın sınırına vardığı bu anda, bir tek kendisinin yaşayabileceği eşsiz bir sonla, muzaffer bir edayla elveda diyecekti bu dünyaya..."
    Şüphesiz tüm bunlar sözün denizinde hep vardılar. Ama onları bulup getiren benim işte. işte böyle...
    3 ... silent lucidity
  • tim parks

    1.
    "Hayallerimizde kendimiz olmanın yüküne yer yok."
    4 ... silent lucidity
  • anıl basılı

    1.
    "Hayallerin gerçekleştiği yerler sadece masallar, hikâyeler değildir. Hayaller, onları gerçekleştirmeyi yürekten isteyen herkese açık bir kapı bırakır."
    4 ... silent lucidity
  • yaşamak

    399.
    "Bir felaketten kurtulunca ardından güzel günler gelir."
    6 -2 ... silent lucidity
  • cengiz aytmatov

    216.
    "insan için en zor olan şey, her gün insan kalmaktır."
    9 ... silent lucidity
  • ivan sergeyevic turgenyev

    38.
    "Zaman bazen kuş gibi uçar bazen de solucan gibi sürünerek geçer; ama insan en çok zamanın ağır mı yoksa çabuk mu geçtiğini fark etmediği vakit kendini iyi hisseder."
    4 ... silent lucidity
  • eksik bir şey

    225.
    naif bir sesin yankılanmasıdır ruhumda, bu şarkı. her şey biraz eksik kalır.
    9 ... silent lucidity
  • ferhat uludere

    9.
    "Büyük şehrin büyük düşleri ve bu düşlere yetişme telaşı..."
    4 ... silent lucidity
  • erhan bener

    10.
    "Her insan, sabah gözlerini açar açmaz, o gün mutlaka karşılıksız bir iyilik yapmayı düşünmeli."
    5 ... silent lucidity
  • irfan kurudirek

    6.
    "Teşekkürler Tanrı'm; dünya dönüyor. inan daha iyi bir beşik bulamazdım."
    3 ... silent lucidity
  • iain reid

    1.
    "Hayatta bazı şeyler -ki sayıları fazla değildir- yağmurlu günlerin, kendini yalnız hissettiğin anların ilacıdır.''
    3 ... silent lucidity
  • yeni şeyler getiriyorum